T.C.
ADALET BAKANLIĞI
İcra İşleri Dairesi Başkanlığı
Sayı : 86420598-148/3051 28.04.2025
Konu : 6183 Sayılı Kanun’un 22/A Maddesinin Uygulanması Sırasında Alınacak Harçlar
DAĞITIM YERLERİNE
İlgi : a) Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2024 tarihli ve B.M. 2024/7369 sayılı yazısı.
b) Teftiş Kurulu Başkanlığının 07.04.2025 tarihli ve E-20261793-045.02-45/1820 sayılı yazısı.
İlgi (a) sayılı yazı ekinde gönderilen Uşak İcra Dairesinin 17.12.2024 tarihli yazısı ile; borçlu Belediye aleyhine mahkeme kararı ile hükmedilen ilam vekâlet ücretinin tahsili amacıyla yürütülmekte olan icra takibinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi gereğince alacaklı vekilinin vergi borcu bulunması nedeniyle icra dairesince yapılan takip miktarı, icra harç ve masrafları ile faiz miktarını belirtir güncel kapak hesabında yer alan alacak kalemlerinin tamamının vergi dairesine yatırıldığının alacaklı vekili tarafından beyan edildiği, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu gereğince icra daireleri tarafından resmi daireler namına şahıslara ödenen paralar için düzenlenen makbuzlarda alınması gereken damga vergisi ile 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında alınması gereken tahsil harcının alınamadığı, bu kapsamda dosyanın harçsız olarak kapatılıp kapatılamayacağı ile alınması gereken damga vergisinin tahsiline yönelik nasıl işlem tesis edileceği konusunda Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmıştır.
Bu konuda Başkanlığımızca verilecek görüşe esas olmak üzere Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığından görüş talep edilmiştir.
Teftiş Kurulu Başkanlığının ilgi (b) sayılı yazısı ile özetle; “6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesinin birinci fıkrası ve konuyla ilgili Seri: A Sıra No: 1 sayılı Tahsilat Genel Tebliği uyarınca, 5018 sayılı Kanun’a tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin, mahkeme kararları ve ödeme veya icra emri üzerine yapacakları ödemelerde, alacaklının vadesi geçmiş amme borcunun bulunması hâlinde borçlunun talebinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın amme borcu miktarını geçmemek üzere gerekli kesintiyi yaparak ilgili tahsil dairesine aktarmak suretiyle amme alacağını ödemek zorunda olmaları ve bu oranda borçtan kurtulmaları sebebiyle anılan Kanun ve Tebliğ kapsamında gerçekleştirilen bu ödemenin, İİK’nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrası, 492 sayılı Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife’nin (B-I-3) bendi ve 2548 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince tahsil harcı ve cezaevi yapı harcının doğması için öngörülen ödeme veya tahsilat mahiyetinde olduğunun anlaşıldığı,
5018 sayılı Kanun’a tabi kamu idareleri ve bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin, 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamında mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine kesinti yaparak alacaklı adına tahsil dairesine ödedikleri alacaklının amme borcunun harç matrahına eklenerek tahsil harcı ve cezaevi yapı harcı tahakkuk ve tahsil edilmesi gerektiğinin düşünüldüğü…” denilmek suretiyle görüş bildirilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun “Takip masrafları” başlıklı 59’uncu maddesinde “Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.
Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.” hükmüne,
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun “Makbuzlar ve diğer kağıtlar” başlıklı bölümünün 1-d maddesinde “İcra dairelerince resmî daireler namına şahıslara ödenen paralar için düzenlenen makbuzlar – (Binde 7,59)” hükmüne,
2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Edelleri Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde “İcra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilamlı ve ilamsız alacaklardan tahsil olunan paranın % 2 si ve kıymeti muayyen olmıyan ilamların icrasından tahsil harcının yarısı nisbetinde harç alınır. Maktu harçlar ilamın icraya konulduğu zaman peşin olarak alınır.
Bu harçlar borçluya yükletilemez ve mahkûmunbih meblağ birmilyon liradan aşağı olursa bundan harç alınmaz.” hükmüne,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “Mükellefiyet” bölüm başlıklı ve “Mevzuu” kenar başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasında “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir.” hükmüne yer verilmiş,
Aynı Kanun’un (1) sayılı tarifesinin B-) İcra ve iflas harçları I- İcra Harçları bölümünün 3/a) maddesinde “Ödeme veya icra emrinin tebliği üzerine hacizden evvel ödenen paralardan (Yüzde 4,55) oranında” harç alınacağının belirtildiği görülmüştür.
Bu hükümler gereğince; tahsil harcı ve cezaevi harcının icra daireleri vasıtasıyla Devlet tarafından verilen hizmetin karşılığı olarak tahsil edildiği ve gün sonunda farklı hesaplara aktarıldığı, bu harçların alacaklının amme borcundan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği, icra dairesince düzenlenen kapak hesabında belirtilen ve 492 sayılı Kanun kapsamında alınması gereken tahsil harcı ile 2548 sayılı Kanun kapsamında alacaklıdan alınması gereken cezaevi harcının alacaklının amme borcuna mahsuben tahsil dairesine gönderilemeyeceği, ayrıca icra dosyası borçlusu tarafından tahsil dairesine aktarılan ödeme nedeniyle icra dairesi tarafından alacaklı namına reddiyat makbuzu düzenlenmediğinden 488 sayılı Kanun kapsamında damga vergisinin alınamayacağı değerlendirilmiştir.
Bu itibarla; yukarıda anılan hususlar dahilinde harç kaybına sebebiyet verilmemesi için icra dairelerince gerekli tedbirlerin alınması gerektiği düşünülmektedir.
Bilgi edinilmesi ile yazımızın yargı ve yetki çevrenizde bulunan icra dairelerine duyurulmasını arz/rica ederim.
