12. Hukuk Dairesi 2024/534 E. , 2024/6023 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/100 D.İş sayılı kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının infazı için başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, borçlunun İcra Mahkemesine başvurusunda; süresinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, 23.06.2023 tarihli ara buluculuk anlaşamama tutanağı ile anlaşmanın sağlanamadığı ve 7 günlük yasal süre içinde alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadığından ihtiyati haciz hükümsüz hale geldiğinden ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiğini ancak İcra Müdürlüğünün şikayete konu 13.07.2023 tarihli kararı ile talebinin reddedildiğini belirterek İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, alacaklının itirazın tebliğinden itibaren 7 gün içinde İİK’nın 264. maddesi gereği ara bulucuya başvurduğu, her halükarda 1 yıl içinde itirazın iptali davası açıldığından ihtiyati haciz kararının hükümsüz kalmadığı, icra müdürlüğü kararının sonucu itibariyle doğru olduğundan bahisle şikayetin reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, aynı gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmıştır.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce ara bulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak düzenlenmiş ve ara bulucunun yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandıracağı, bu sürenin zorunlu hallerde ara bulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabileceği ifade edilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İhtiyati haciz kararının icrası” başlıklı 261. maddesi; “Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir. (Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/61 md.) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan İcra Dairesinin bağlı olduğu İcra Mahkemesine yapılır.” hükmünü aynı Kanunun “İhtiyati haczi tamamlayan merasim ” başlıklı 264/2. maddesinde ise; ”İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse, alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır” hükmü yer almaktadır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 266. maddesinde de; “Borçlu para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, İcra Mahkemesine geçer” hükmü yer almaktadır.
Anılan yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, borçlu hakkında esas takibe geçilmiş olması nedeni ile ihtiyati haczin hükümsüz kalıp kalmadığına ilişkin uyuşmazlığın çözüm merci, İcra Hukuk Mahkemesidir.
6325 Sayılı Kanun’un 18/a-16. maddesinde “Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, ara buluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez” düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK’nın 67/1 maddesinde öngörülen bir yıllık süre, itirazın iptali davası için öngörülmüş hak düşürücü süre niteliğinde olup İİK’nın 264/2. maddesinde belirtilen 7 günlük süreyi bertaraf etmez.
Somut olayda, borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borca itirazı ile takibin durduğu, borca itirazın alacaklıya 24.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı alacaklı tarafından süresi içinde 21.06.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ise de arabuluculuk görüşmeleri arabuluculuk uzlaşamama tutanağına göre 23.06.2023 tarihinde sonuçlanmış olup, İİK’nın 264/2. maddesinde öngörülen 7 günlük süre içinde itirazın iptali davası açılmadığı, süresinden sonra 14.07.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda ihtiyati haciz kararının yasa gereği hükümsüz hale geldiğinin kabulü gerekir.
O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile İcra Müdürlüğünün 13.07.2023 tarihli kararının ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 11.12.2023 T. ve 2023/1467 E., 2023/1599 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Afyonkarahisar 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 15.08.2023 T. ve 2023/270 E., 2023/328 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
