Site icon İcra Hukuku | İcra ve İflas Hukukuna Dair Her Şey….

Şikayet ve istihkak davasının 6100 sayılı HMK’nın 111. maddesine göre terditli olarak açılmasında yasaya aykırı bir durum yoktur.

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/7570 
KARAR NO: 2026/745
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, alacaklı yana istihkak davası açmak için süre verilmesi yani haczin yapılış şekline ilişkin şikayet, terditli olarak da 3. kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince şikayetin kısmen kabulüne, 1 ve 9 numaralı mahcuzlar yönünden haciz işleminin İİK 97. maddesine göre yapılmış sayılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı yanca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince de inceleme şikayet olarak yapılmış, istinaf edenin sıfatına göre istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HMK’nun ”Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ”Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” hükmüne yer verildiği, aynı Kanun’un 297/1-c maddesinde ise kararın; “Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” içermesi gerektiği  belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz  tekrar  edilmeksizin,  taleplerden  her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Şikayet ve istihkak davasının 6100 sayılı HMK’nın 111. maddesine göre terditli olarak açılmasında yasaya aykırı bir durum yoktur. ( HGK 10.12.2019 T. – 2017/8-1917 E.-2019/1332 K.)
 Şikayet terditli olarak açılan istihkak davalarının yasal dayanağı İİK’nın 96-97-99. maddeleri olup alacaklıdan mal kaçırma, organik bağ vs. iddiaları şikayette değil, açılacak istihkak davasında dinlenebileceğinden terditli olarak ileri sürülen talepler arasında hukuki bir bağlantı bulunmaktadır. Taleplerin aynı amaca hizmet etmesi iki ayrı talebin bulunmadığı anlamına gelmez. İcra memurunun işlemine karşı şikayette bulunulabileceği gibi istihkak   davası da  açılabilir. Asli talep olarak bildirilen şikayet kabul edilirse istihkak davası açma yükümlülüğü ortadan kalkacağı için terditli olarak ileri sürülen istihkak davasının görülmesine gerek kalmayacaktır. Bu durum usul ekonomisine de uygun bir hâldir. Aksinin kabulü, aynı süre içerisinde şikayet başvurusu ve istihkak davası açmak zorunda olan alacaklının hukuki yararının çiğnenmesi sonucunu doğuracaktır. 
Somut olayda, alacaklının icra mahkemesine başvurusu, 12/3/2024 tarihli haciz işleminin İİK 99. maddeye göre yapılmış sayılmasına ilişkin, icra müdürlüğünün 14/3/2024 tarihli müdürlük kararını şikayet, kabul edilmediği takdirde 3. kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir. Ne var ki, şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen terditli talep olan istihkak iddiasının reddi davası ile ilgili inceleme yapılıp olumlu-olumsuz bir  karar verilmeksizin  yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
Açıklanan gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle, re’sen; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Exit mobile version