Site icon İcra Hukuku | İcra ve İflas Hukukuna Dair Her Şey….

TBK. m. 19’a dayalı iptal isteminde bulunulması halinde de dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasında davacı tarafın hukuki yararının olduğu ve bu durumda da, teminatın alınıp alınmayacağı ve alınacak teminatın miktarı hakimin takdir edeceği (İİK. m. 281)-

TBK. m. 19’a dayalı iptal isteminde bulunulması halinde de dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasında davacı tarafın hukuki yararının olduğu ve bu durumda da, teminatın alınıp alınmayacağı ve alınacak teminatın miktarı hakimin takdir edeceği (İİK. m. 281)- Dava değerinin düşük gösterilmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan ihtiyati haciz talebinin reddedilemeyeceği, mahkemece gerekli görüldüğü takdirde alacak miktarı ile iptali istenen tasarruf konusunun hangisi daha düşük değerde ise yaklaşık olarak bir rakam belirlenmek suretiyle eksik harç tamamlatılabileceği gibi, teminat miktarının arttırılmasının da her zaman mümkün olduğu- Dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler, takibin kesinleşmesi, davalı – borçlu ile lehine tasarrufta bulunulan davalının borçlu şirketin çalışanı olması nazara alındığında yaklaşık ispat koşulunun mevcut olması sebebiyle dava değeri kadar (10.000TL) teminat mukabilinde (ve dava değeri ile sınırlı şekilde) ihtiyati haciz isteminin kabulüne ile karar tarihinden itibaren 10 gün içinde ihtiyati haciz kararının icrasının istenmemesi halinde verilen ihtiyati haciz kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağının (İİK. m. 261) ihtarına  karar verilmesi gerektiği-

Davacı vekili, borçlu şirket hakkında Alanya İcra Müdürlüğünün 2019/… Esas sayılı dosyada 20 Haziran-30 Haziran, 20 Temmuz ve 30 Temmuz 2008 ödeme tarihli toplam 800.000TL bedelli bonolara dayalı olarak başlatılan icra takibinde borçlu şirketin haczi kabil malvarlığı bulunmadığının tespit edildiğini, borçlunun kendisine ait tüm taşınmazları muvazaalı olarak devretmiş olduğunu belirterek şirkete ait iken şirket çalışanı diğer davalı H.Ç.’e muvazaalı olarak 5 adet villanın 28/04/2009 tarih 11135 yevmiye nolu işlem ile devredildiğinden bahisle TBK 19.madde uyarınca tasarrufun iptalini talep etmiş, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep etmiştir.

Mahkemece 16/1/2020 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin ve harcı yatırılmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilince 04/12/2020 tarihli dilekçe ile harcı yatırılarak ihtiyati haciz istemi yinelenmiştir.

Mahkemece, 18/12/2020 tarihli ara karar ile davanın 10.000TL üzerinden açılmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, harcı yatan dava değerinin düşük olması ve ihtiyati haciz talep edilen 5 adet villanın değeri ile kıyaslandığında 10.000TL’nin her zaman tahsil edilebileceği, davacının hukuki yararı bulunmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili süresinde verdiği istinaf dilekçesi ile; kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin birçok borcunun olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Talep, tasarrufun iptali davasında geçici hukuki koruma verilmesi istemine ilişkindir.

Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK’nın 353 ve 355’inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.

Buna göre;

1-a-İhtiyati haciz, nitelikçe geçici bir hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.

b-Tasarrufun iptali davaları ile hedeflenen hukuksal sonuç para alacağına kavuşmaktır. Tasarrufa konu taşınmazın aynına ilişkin bir çekişme de bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalı üçüncü kişi adına kayıtlı taşınmaz uyuşmazlığın konusu değildir. HMK’nın 389 ve izleyen maddelerine göre uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkün olmadığına göre mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

2- İİK’ya veya TBK 19’a göre açılan tasarrufun iptali davalarında hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur. İhtiyati haciz için davaya ilişkin tüm koşulların gerçekleşmesinin beklenmesi dava ile elde edilecek sonuçların alınamamasına yol açabileceğinden ihtiyati haciz için bir davanın esastan hallini gerektirecek ölçüde kanıt ve belge aranmaz. Aksi taktirde ihtiyati haciz kurumundan beklenen amaç hasıl olmaz.

3-Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın itirazının incelenmesine gelince; davacının alacağını dayandırdığı belgelere, borcun doğum tarihinin tasarruftan önce olduğunun iddia edilmesi, davacının alacağını tahsil etme gayesi, dayanak icra dosyaları, dava dilekçesinde TBK 19.maddeye dayalı iptal isteminde bulunulması, davalılar arasında yapılan taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla ve ızrar kastıyla yapıldığının ileri sürülmesine göre mahkemece bu iddialar araştırılarak sonuçlandırılmasına kadar geçecek sürede satışa konu taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasında davacı tarafın hukuki yararının olduğu açıktır. İİK Madde 281’e göre ” hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez.”Yasa maddesinde de belirtildiği üzere teminatın alınıp alınmayacağı ve alınacak teminatın miktarı hakimin takdirine bırakılmıştır. Kaldı ki dava değerinin düşük gösterilmesi halinde mahkemece gerekli görüldüğü takdirde alacak miktarı ile iptali istenen tasarruf konusunun hangisi daha düşük değerde ise yaklaşık olarak bir rakam belirlenmek suretiyle eksik harç tamamlatılabileceği gibi, yargılama sırasında taşınmazların tasarruf tarihindeki değeri keşfen belirlendikten sonra duruma göre teminat miktarının arttırılması her zaman mümkündür. Bu nedenle hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddedilmesi yerinde olmamıştır. Bu durumda, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nın 353/1-b,2 madde ve bendinin tatbiki ile ihtiyati haciz talebinin reddine müteallik ara kararının kaldırılmasına ve dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler, takibin kesinleşmesi, davalı – borçlu ile lehine tasarrufta bulunulan davalının borçlu şirketin çalışanı olması nazara alındığında yaklaşık ispat koşulunun mevcut olması sebebiyle dava değeri kadar (10.000TL) teminat mukabilinde (dosya safahatına göre ileride mahkemesince teminat miktarı durum ve koşullara göre gerekirse yeniden değerlendilebilecektir) ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi için hükmün yeniden tesisi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;

I-Davacı tarafın İstinaf başvurusunun kabulüne, 18/12/2020 günlü ara kararın kaldırılmasına ve hükmün HMK’nın 353/1-b,2 madde ve bendi uyarınca aşağıda gösterilen şekilde yeniden oluşturulmasına,

II-1-İhtiyati haciz talebinin kabulü ile; 10.000TL nakit veya aynı miktarlı süresiz banka teminat mektubu yatırılması mukabilinde ,

Davalı H.Ç.’e devredilen Antalya ili Alanya İlçesi Kargıca Mahallesi,

195 ada 5 parsel B-12 Blok 1 numaralı villa

196 ada 1 parsel A Blok 4 numaralı villa

196 ada 1 parsel A Blok 3 numaralı villa

196 ada 1 parsel A Blok 2 numaralı villa

196 ada 1 parsel A Blok 1 numaralı villa

üzerine dava değeri ile sınırlı şekilde ihtiyati haciz konulmasına,

2-İİK’nın 261.maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren 10 gün içinde ihtiyati haciz kararının icrasının istenmemesi halinde verilen ihtiyati haciz kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağının ihtarına,

3-Kararın ilgililere tebliği, teminat alınması ve ihtiyati haciz konulması ile ilgili ve sair işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

III-Başvuru sırasında peşin ödediği istinaf ilam harcının istem halinde davacıya iadesine,

08/06/2021 gününde, oy birliğiyle ve HMK’nın 362/1-f madde ve fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi.

Antalya BAM. 4. HD. 08.06.2021 T. E: 836, K: 986

Exit mobile version