T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/9947
KARAR NO: 2026/682
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Senede dayalı kambiyo takibinde borçlunun ihalenin feshini talep ettiği, icra mahkemesince davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, davalı alacaklı ve ihale alıcısının kararı istinaf ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın davalı alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
1-İlk Derece Mahkemesi kararının davalılarca istinaf edildiği halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmında; “….davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilecek hata olarak kabul edilmiştir.
2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İcra Mahkemesince; “… satış ilanının borçlu H.P.’a “muhatabın geçici olarak çarşıya gittiğini beyanla aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden ve görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş ve ehliyeti olan ….. eşi/yakını/daimi işçisi…daimi çalışanı tarafından bildirilmiş olup, tebliğ evrakı imzasına …. tarihinde tebliğ edilmiştir şerhinin bulunduğu, tebligatın iki yerinde S.Y.’ın isim ve imzasının bulunduğu, Mahkememizce yapılan kolluk araştırmasında 19/02/2025 tarihli kolluk araştırma tutanağında H.P. ile aynı evde yaşamadığını ayda bir evini temizlemeye gittiğini beyan ettiği, TC.’sinin tespit edildiği mernis adresinin davacının adresi ile aynı olmadığı anlaşıldığı, ….S.Y.’ın borçlunun daimi memur veya müstahdemi, ya da hizmetçisi olmadığı anlaşıldığından yapılan ödeme emri tebligatı TK’nun 16 veya 17. maddesine uygun değildir. Dosyada usulüne uygun olarak satış ilanının tebliğ edilmediği anlaşıldığından ihalenin feshine karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmişse de, T.K.’nın 16.maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmünü içermekte olup, satış ilanının muhatabın adreste bulunmadığı tespit edilerek tebellüğe ehil olduğu belirtilmek suretiyle davacının daimi çalışanına yapıldığı, satış ilanı tebliğ işleminin Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi ile Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesine uygun olduğu, tebliğ tarihine yakın tarihli iki ayrı haciz zabtında tebliğ yapılan S.Y. isimli kişinin davacının adresinde bulunduğunun tespit edildiği, yapılan zabıta araştırmasında polisin mahalline giderek yerinde ve detaylı araştırma ile fiili durumu, şahsın davacı ile oturup oturmadığını, davacının daimi çalışanı olup olmadığını gerekirse komşularından da sorarak, denetime elverişli bir şekilde araştırıp tespit etmesi gerekirken, hakkında araştırma yapılan ilgili kişiyi telefonla arayarak kendisinden bilgi alındığı ve beyanları tutanağa bağladığı, bu hali ile yapılan araştırmanın usule aykırı, yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu, bu şekilde yapılan zabıta araştırmasının yapılan tebligatın usule aykırı olduğuna delil teşkil etmeyeceği, tebligat mazbatasındaki şerhin aksini iddia eden davacının bu iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğü nedeni ile ihalenin feshine dair İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Alacaklının temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 18.11.2025 tarih ve 2025/1114 E. – 2025/2074 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Çeşme İcra Hukuk Mahkemesinin 28.03.2025 tarih ve 2023/92 E. – 2025/79 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.