3. Hukuk Dairesi 2025/4428 E. , 2026/3342 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3988 E., 2025/2853 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/112 E., 2023/198 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı…ten alacaklı olduğunu, … 10. İcra Müdürlüğünün 2014/1371 E. sayılı dosyası ile tarafların murisleri adına kayıtlı … Mahallesi 8080 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 miras hissesinin haczedilerek ihaleye çıkarıldığını, taşınmaz hissesinin 101.500,00 TL bedelle müvekkiline ihale edildiğini, ihalenin kesinleşmesi üzerine müvekkili adına tapuda tescil yapıldığını, satış bedelinin borçlunun icra dosyalarına aktarıldığını, 4.300,00 TL gazete ilanı+659,00 TL bilirkişi ücreti ve yolluk+ 18.845,54 TL KDV ve damga vergisi +1.016,00 TL tealliye ücreti, + 4.486,26 TL tapu harcı + 5.373,00 TL belediyeye yapılan ödeme kadar satış bedelinden ayrı masraf yapıldığını, ihalenin kesinleşip tescilinden sonra borçlu tarafından … 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/683 E. sayılı dosyasında ihalenin feshi davası ikame edildiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun (İİK) 127.maddesi gereğince taşınmaz satışlarında satış ilanının bir suretinin borçluya tebliği edilmediğinden bahisle; şikayetin kabulüne, 19.10.2015 tarihli ihalenin feshi ile satışın iptaline karar verildiğini, 04.04.2019 tarihinde kararın kesinleştiğini, Borçlu…in … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/453 E. sayılı dosyası ile ihalenin feshi kararına dayanarak tapu iptali ve tescil davası açtığını, 16.01.2020 tarihinde davanın kabul edildiğini, 17.930,72TL eksik harç + 32.950,00 TL avukatlık ücreti + 7.485,13 TL yargılama giderine mahkum edildiğini, icra ihalesinin icra müdürlüğü tarafından yapılan tebligatlar incelenerek yapıldığını, satışa başka iştiraklar da olduğunu, davalı Bakanlığa bağlı kamu görevlisinin kusuru nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 93.045,65 TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Bakanlıktan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tebligat memurunun kusuru sebebi ile … aleyhine dava açılamayacağını, icra memurunun işlem ya da eylemi ile ilgilinin uğradığını iddia ettiği zarar arasında uygun illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olayda dava dışı icra memurunun herhangi bir kusurlu işleminin tespit edilemediği, dava konusu ihale sürecinde İİK 127. maddesi gereğince ihaleye konu taşınmazın satışına ilişkin tebligat işleminin icra memurunca yapıldığı ancak PTT personeli tarafından ilgili tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmediği, sırf bu nedenle icra memuruna sorumluluk yüklenemeyeceği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na (7201 sayılı Kanun) göre usulüne uygun tebliğ işleminin yapılması sorumluluğunun tekel niteliğindeki Kuruma ait olduğu, bununla birlikte satış aşamasında dahi taraflarca usulsüz tebligata ilişkin icra hukuk mahkemelerine şikayet yolunun açık olduğu, ihalenin feshine icra memurunun doğrudan etkili olmadığı, İİK’nın 5. maddesine göre kusur ve zarar şartlarının oluşmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihalenin feshine PTT’ nin görev alanına giren usulsüz tebligat sebebiyle karar verildiği, iddia edilen zararın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığı, icra müdürünün usulsüz tebligat sebebiyle ihaleyi durduramayacağı, bu yetkinin icra mahkemesine ait olduğu, ilgililerce bu hususta icra mahkemesine de başvurulmadığı, icra müdürüne atfedilecek bir kusur bulunmadığı, davalı Bakanlığın İİK’nın 5. madde kapsamında zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz SebepleriDavacı vekili; tebligatların, 7201 sayılı Kanun ve Yönetmeliği uygun olarak yapılıp yapılmadığının icra müdürlüğü tarafından incelenmesi gerektiğini, tebliğ mazbatasında, ilgili mevzuat hükümlerine göre tebliğ işleminin yerine getirilmediğinin teknik olarak anlaşılması halinde yasaya uygun bir tebligattan bahsedilemeyeceğini, icra müdürünün bu hususu göz önünde bulundurmayarak satış kararı verdiğini, kusurun Adalet Bakanlığına ait olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK’nın 5. maddesi gereğince icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, ihalenin feshine ilişkin kararın, icra müdürlüğünün işlem ve eyleminden değil, PTT tarafından gerçekleştirilen tebligat işleminin usulsüzlüğü nedeniyle olduğunun, bu haliyle davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmayacağının anlaşılmasına göre, dava vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılan bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.