12. Hukuk Dairesiİlamların İcrasıTakip Açılış

Kamulaştırma Kanunu’nun ek 4. maddesi (Ek:16/11/2022-7421/5 md.); “Bu Kanun uyarınca mahkemelerce hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, otuz gün içinde yatırılır. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde icra olunur.” hükmünü içermektedir.

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
Y A R G I T A Y   İ L A M I
ESAS NO : 2025/7392
KARAR NO: 2026/2
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
    Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde borçlu vekilince sunulan dava dilekçesinde; icraya konu ilama ilişkin alacağın öncelikle müvekkili idareden yazılı şekilde talep edildikten sonra icraya konabileceği, Kamulaştırma Kanunu’nun ek 4. maddesi gereğince bu koşul sağlanmadan başlatılan takibin hukuka aykırı olduğundan bahisle yapılan takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; takip dayanağı İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/283-2020/448 E.K. sayılı ilamının, davacısının alacaklı Adem Mizanoğlu, davalısının borçlu Ataşehir Belediye Başkanlığı olduğu, davanın konusunun imar uygulaması sırasında bedele dönüşen payına takdir edilen bedelin arttırılmasına ilişkin olduğu, bu ilama yönelik istinaf ilamında da davanın imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacının murisinin payına takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkin olduğunun yazılı olduğu, 2942 sayılı yasanın ek 4. Maddesindeki düzenlemenin kamulaştırmasız el atma davalarında verilen ilamlara ilişkin olduğu, takip dayanağı ilamın konusunun ise kamulaştırmasız el atma davası olmayıp, imar uygulaması sonucunda bedele dönüşen payın arttırılmasına ilişkin olduğu, bu durumda belirtilen düzenlemenin eldeki takipte uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verildiği, iş bu kararın şikayetçi borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanunu’nun geçici madde 12- (Ek: 20/8/2016-6745/35 md.); “24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Kamulaştırma Kanunu’nun ek 4. maddesi (Ek:16/11/2022-7421/5 md.); “Bu Kanun uyarınca mahkemelerce hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, otuz gün içinde yatırılır. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde icra olunur.” hükmünü içermektedir.
Yukarıdaki yasal düzenleme uyarınca kuruma başvuru yapılması takip şartı olup, bu madde kapsamındaki şikayetler, İİK’nın 16/2. maddesi uyarınca süresiz olarak yapılabilir. 
Somut olayda; takibe dayanak ilamın İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli, 2015/283 Esas, 2020/448 Karar sayılı ilamı olduğu, söz konusu ilamın imar uygulaması sonucunda bedele dönüştürülen payın arttırılmasına ilişkin olduğu ve söz konusu bedelin ise Kamulaştırma Kanunu’nun geçici madde 12. Maddesi gereğince belirlenerek hükmedildiği anlaşılmıştır.
 Kamulaştırma Kanunu’nun ek 4. maddesinde, açıkça bu kanunun uyarınca mahkemelerce hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için idareye başvuru yapılması gerektiği belirtilmiş olduğu, dayanak ilama ilişkin bedele de Kamulaştırma Kanununun geçici 12. maddesi uyarınca hükmedildiği anlaşılmakla söz konusu ilama ilişkin olarak idareye başvuru zorunludur. Alacaklının Kamulaştırma Kanunu’nun ek 4. maddesi gereğince başvuru şartının yerine getirmediği görülmekle, İlk Derece Mahkemesinin takibin iptaline ilişkin kararı yerindedir.
 O halde, Bölge Adliye Mahkemesince bu yönde oluşturulan icra mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, kararın kaldırılarak yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
 Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin, 02.07.2025 tarih ve 2024/860 E. – 2025/1954 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,  peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu