| Esas No | 2025/235 | Karar No | 2025/399 |
| Karar Tarihi | 07.03.2025 | Birim | Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi |
Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Dairemizce istinaf yoluyla tetkikinin istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Dairemize gönderilmiş olup, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı alacaklı tarafından Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı kapsamında müvekkili aleyhine Malatya İcra Dairesi’nin 2024/26898 E. sayılı dosyasından ilamlı icra takibi başlatıldığını, icra emrinin 24.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğinin icra dairesince yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davaya konu taşınmazda haksız işgalci ve müdahil olmadığını taşınmazı davacıya satan Hasan Akay’ın resmi nikahlı eşi olduğunu davaya konu dairenin aile konutu olduğunu müvekkili ile kocası arasında Malatya 4. Aile Mahkemesi’nin 2023/107 E. sayılı dava dosyasında devam eden boşanma davası ve Malatya 2. Aile Mahkemesi’nin 2023/100 E. sayılı dava dosyasında boşanmadan kaynaklı mal rejiminden doğan katılma alacağı davasının devam ettiğini, davaya konu taşınmazın müvekkili tarafından açılan mal rejiminin tasfiyesi davasında dava konusu olduğunu mülkiyetinin ihtilaflı olduğunu müvekkilinin kocası tarafından müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak davalı alacaklıya satıldığını müvekkilinin taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir kararı aldırdığını icra emrinin ve takibinin iptaline ayrıca müvekkilinin maddi durumunun iyi olmadığından adli yardım talebinin kabulüne, icra takibinin tedbiren durdurulmasına ilamlı icra takip işlemi ve icra emrinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
“Şikâyetin reddine” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu taşınmazda haksız işgalci ve müdahil olmadığını, müdahalenin Men’i ve Ecrimisil (Haksız işgal tazminatı) bir maldan kullanma ve yararlanma hakkı olmayan bir kişinin, bu malı kullanması, haksız müdahale olduğunu, ecrimisilin de böyle bir haksız müdahale varsa, haksız müdahalede bulunanın, mal sahibine ödemesi gereken tazminat olup, görüldüğü gibi bazı şartlarının olduğunu, bunların haksız bir işgal olması, haksız işgalcinin kötü niyetli olması, ortada bir zararın olması ve zarar ile haksız işgal arasında illiyet bağı olması gerektiğini, bu şartların olmadığı davaların reddolunduğunu, Yargıtaya göre el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonucunda verilen
kararların, taşınmazın aynı ile ilgili olduklarından kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, verilen kararın kesinleşmeden icraya konulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabûlüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, adli yardım talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nın 334. ve 340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında yapılırsa bu talep Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından incelenir.
Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 334. maddesinin (1). fıkrasında, “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.”, 336. maddesinin (2). fıkrasında ise, “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.”
Somut olayda, davacı borçlu istinaf dilekçesiyle birlikte adli yardım talebinde bulunmuş olup, dosya kapsamı, istinaf dilekçe içeriği ve ekinde sunulan belgelerin incelenmesi sonrasında 6100 sayılı HMK’nın 334. ve 336/3. maddeleri koşullarının oluştuğu anlaşıldığından adli yardım talebinin kabulüne ve istinaf itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 12. HD’nin 05.10.2022 tarihli, 2022/9419 E, 2022/9830 K. sayılı içtihadı).
6100 sayılı HMK’nın 355/1. maddesinin birinci cümlesine göre inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere ilişkin olarak yapılmış, 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesinin ikinci cümlesine göre de kamu düzenine aykırılık yönünden tüm dosya kapsamı değerlendirilmiştir.
HMK 367/2 maddesine göre, kişiler hukuk, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez kesinleşmedikçe icra olunamaz.
Somut olayda, takibe dayanak Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2024 tarihli, 203/234 E, 2024/549 K. sayılı ilamının meni müdahale ve ecrimisil bedeline ilişkin olduğu, davaya konu taşınmazın şikayetçinin eşi tarafından davalıya satıldığı; şikayetçinin bu satışın muvazaalı olduğunu iddia ettiği görülmüştür. Bu kapsamda her ne kadar taşınmazın aynı tartışmalı ise de şikayetçi taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia etmemiş 3. kişi (eşi) yararına mülkiyet iddiasında bulunmuştur. Sonuç olarak şikayetçi açısından mülkiyet ihtilafı olmadığından ilamın icraya konulması için kesinleşmesi zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla istinaf gerekçeleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamakla istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin istemin reddine ilişkin kararı usûl ve esas yönünden hukuka uygun olup, 6100 sayılı HMK’nın 353/1(b)-1. maddesi uyarınca duruşma yapılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dosya kapsamı, delil durumu ve takip dosyası içeriğine göre MALATYA 2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ’nin 2024/295 E, 2024/395 K. sayılı kararında vakıa ve hukuki değerlendirmesi usûl ve esas yönünden hukuka uygun olup, 6100 sayılı HMK’nın 353/1(b)-1. maddesi uyarınca duruşma yapılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
2-Davacı tarafından yapılan adli yardım talebiyle açılan dava sonunda istemin reddedilmesi ile alınması gereken istinaf yoluna başvuru harcı 1.683,10 TL ve istinaf karar harcı 615,40 TL olmak üzere toplam 2.298,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yoluna ilişkin yapılan yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf gider avansından varsa kalan kısmın karar kesinleştiğinde talep hâlinde İlk Derece Mahkemesince tarafa iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.07/03/2025